içimdeki kafes PAPAĞAN

İçimdeki papağan kadın, gün terliği çantasında yengeler gibi uyandı. Meraklı, geveze ve kokoş. Göz altı torbalarımla dalga geçtik birlikte. Sürmediğim kremler, az uyuduğum geceler, dolgulatmadığım izler…Bir kamyon dolusu lafı sabah şeriflerimin, birkaç dilimlenmiş patatesi gözlerimin üzerine bıraktı. Çok bilmişliğinin üzerini neşesiyle örterek, açtı perdesini. Artık ezberlediğim cümleleri tekrar etti, başa sardı; tekrarladı, başa sardı; tekrarladı … Okumaya devam et içimdeki kafes PAPAĞAN

içimdeki kafes CEYLAN

İçimdeki ceylan kadın hayallerini kokladı. İki duvarı nefes, iki duvarı ahenk olan yalnızlık odasında, sessizliğin içine uzandı. İncelikli, suskun ve huzurlu. Yalnızlığı bir tuzak sanıp paniklediğim günleri hatırladı benimle. Kalabalıklardan kendime ördüğüm duvarları, içine girip saklandığım çukurları, kafamdaki kadar hızlanamazsam düşerim telaşımı…Beraber yürüyeceğimiz yollar için elini tutuyorum ve susuyorum. Kalp sesim bir duyuluyor, bir kayboluyor, … Okumaya devam et içimdeki kafes CEYLAN

içimdeki kafes TİLKİ

İçimdeki tilki kadın ininden çıktı. İddiasız ama dik başlı. O da yok olmamıştı; tıpkı gücünü, ölçüsüzlük saydığım fil ve özgürlüğünü, evsizlik sandığım kelebek gibi, duruyordu içimde bir yerlerde. “buradayız” demek için, kendime yaptığım baskının bitmesini  beklemişlerdi. Kendime her şeyimle alışabilmemi… Kendi yakamdan düşebilmemi… Ne zaman hayatın bir alanında sıkışsam, uğursuzluğuna inandığım başka bir yanımı kuyruğundan … Okumaya devam et içimdeki kafes TİLKİ