İçimdeki kafes

Arbil Çelen Yuca ・・・Bir dağ doğurdum benBir ormana analık ettimNehirler geçti içimdenTohumlar serpildi üzerimeYaşayan her şeyi besleyerekHayata nefes üfledim!Sardım, sarmaladım… 🌀 Şimdi Bir avuç yanmış toprağım benAlevler yutuyorum!Yutkunuyorum!Kusuyorum!Üzerime serilmiş her şey çatırdıyorUluya uluya ağlıyorum! Gördüğümüz son uçurtmaydı oSon gökkuşağıSon kuş yuvasıBu karanlıktanBir hiçliktenBu piçlikten önce… 📌bir süre dudaklarımı kapatıp içimdeki yasın elini tutacağım. Görsel; bir … Okumaya devam et İçimdeki kafes

iç ülke!

Eski bir fotoğrafın içinden geçiyorum. Tüm zannetiklerimin ötesinde...Zamansız bir iç çekişle, 'iç' ülkeme yürüyorum. Fısıldısı kendinden büyük hayaletler, çoktan düşmüş kalelerimden bir bir çıkıyor. Hatırlatmak için kendilerini, kendime bir yetemediğim günlerimi. Asık suratlı anılar dolanıyor elime ayağıma. Yeni yeşermiş sevinçlerimi doluyorlar parmaklarına. İplik iplik sökülüyorum. Hiç düşmez dediğim kalelerimin yıkık duvarlarından atlıyorum. Yanyanayız! Hayal ettiklerim … Okumaya devam et iç ülke!

içimdeki deli

İçimdeki deli kadını çok seviyorum. Deli düşlerini, yaramaz hallerini, sildiği kırmızı çizgileri. Kendi inkılapları, hilesiz tartıları, korkmadan açtığı kapıları var. Alabildiğine rengarenk, sınırsız ve özgür…Yamalı yerleri bile renkli, çingene bohçası gibi. Hiç ihtiyaç duymuyor pusulaya, hiç prova yapmıyor, hiçbir takvime not almıyor. Kimseye yancı olmaya çalışmıyor. Ve hiç kimsenin yargısına aldırmıyor. “El alem ne düşünür”cülerden … Okumaya devam et içimdeki deli

çocuk gelin

"İki kız çocuğu gördüm parkta, biri diğerinin annesiydi" Arinna Tuana O kız çocuğunun üzerine zorla giydirdiğiniz beyaz kumaş bir gelinlik değil, alkışladığınız şey bir kutlama, el ele tutuşup halaylar çektiğiniz şey bir düğün, yüzüne örttüğünüz şey de bir duvak değil...Bu bir yas günü, bir yas duvağı, bir yas ağıdı! Çocuk-Gelin; bu iki kelime bir sıfatı … Okumaya devam et çocuk gelin

içimdeki kafes FOK BALIĞI

İçimdeki fok balığı kadın kendi denizinin içine saklandı. İnsanın, kara delik gibi her şeyi yutan nefsinden uzakta, tek başına dansa kalktı. Sadece içinde çalan orkestrayı duyarak, gözlerini kapattı. Üflemeliler, kolları oynat! Yaylılar, ayaklara özgürlük! Vurmalılar, dön etrafında dön, dön, dön!…Kemanlar yavaşladı, piyano koştu, trombet tüm zillere basıp kaçtı, davul tokmağını tiz seslerin başına vurdu. Bir … Okumaya devam et içimdeki kafes FOK BALIĞI

içimdeki kafes MAYMUN

İçimdeki maymun kadın elimdeki tüm soru zarflarını yırttı ve çöpe attı. Kayıtsız ama inatçı. Çalışan her düğmemi yavaşça kapattık birlikte. Yaşamı sessize aldık. Kendime biçtiğim roller de kayboldu, büründüğüm kimlikler de. Bana ne kelimesinin üzerinde zıplaya zıplaya oyun oynadık. Hem zıpladık, hem bağırdık. Bilmiyorum! Akşam yemeğinde ne yiyeceğiz. Görmedim! Çorabının hep kaybettiğin tekini. Duymadım! Yüz … Okumaya devam et içimdeki kafes MAYMUN

içimdeki kafes PAPAĞAN

İçimdeki papağan kadın, gün terliği çantasında yengeler gibi uyandı. Meraklı, geveze ve kokoş. Göz altı torbalarımla dalga geçtik birlikte. Sürmediğim kremler, az uyuduğum geceler, dolgulatmadığım izler…Bir kamyon dolusu lafı sabah şeriflerimin, birkaç dilimlenmiş patatesi gözlerimin üzerine bıraktı. Çok bilmişliğinin üzerini neşesiyle örterek, açtı perdesini. Artık ezberlediğim cümleleri tekrar etti, başa sardı; tekrarladı, başa sardı; tekrarladı … Okumaya devam et içimdeki kafes PAPAĞAN

içimdeki kafes CEYLAN

İçimdeki ceylan kadın hayallerini kokladı. İki duvarı nefes, iki duvarı ahenk olan yalnızlık odasında, sessizliğin içine uzandı. İncelikli, suskun ve huzurlu. Yalnızlığı bir tuzak sanıp paniklediğim günleri hatırladı benimle. Kalabalıklardan kendime ördüğüm duvarları, içine girip saklandığım çukurları, kafamdaki kadar hızlanamazsam düşerim telaşımı…Beraber yürüyeceğimiz yollar için elini tutuyorum ve susuyorum. Kalp sesim bir duyuluyor, bir kayboluyor, … Okumaya devam et içimdeki kafes CEYLAN

içimdeki kafes TİLKİ

İçimdeki tilki kadın ininden çıktı. İddiasız ama dik başlı. O da yok olmamıştı; tıpkı gücünü, ölçüsüzlük saydığım fil ve özgürlüğünü, evsizlik sandığım kelebek gibi, duruyordu içimde bir yerlerde. “buradayız” demek için, kendime yaptığım baskının bitmesini  beklemişlerdi. Kendime her şeyimle alışabilmemi… Kendi yakamdan düşebilmemi… Ne zaman hayatın bir alanında sıkışsam, uğursuzluğuna inandığım başka bir yanımı kuyruğundan … Okumaya devam et içimdeki kafes TİLKİ

içimdeki kafes FİL

İçimdeki fil kadın ezdi geçti tüm çimenleri. Yavaş, ağır ve ıslak...Üzeri kapalı sandığımız yaralara baktı benimle. Ayağının altına yapışmış geçmişe, adımlarını sayan zincirlere, önünde uzanan ucsuz bucaksız kırmızı çiceklere...Hüzünlendi! Bir adım attı, korktu; bir adım daha attı, durdu, adım attı, durdu,durdu... Kırıp geçtiğim pencerelerden düşen camların sesini dinliyorum ben. Kırılan her parçanın sesinde kendi gücümü … Okumaya devam et içimdeki kafes FİL