hepsi hayatın şuçu değil, birazı da benim şımarıklığım!

İşte öfkeliler...bunu kontrol edemeyenler, kendi öfkesinden yorulanlar, hayatı vidalayanlar, uyumsuzlar, yaralayanlar, yapmamış olmayı diledikleriyle yapmış olduklarının ince çizgisinde kaybolanlar. Ya da içindeki şiddetin ilhamından kendi mucizesini yaratan mucitler. Yani hayatın püf noktası; yaşadıklarımızdan çok, seçtiklerimizdir. Ve hepimiz dipköşe yazdıklarımızı yaşıyoruz. "öznesi olmadığın hikayeleri anlatmak ne kolay dimi?" Diye başlamıştı konuşmaya, içinden konuşur gibi bir itirafla … Okumaya devam edin hepsi hayatın şuçu değil, birazı da benim şımarıklığım!

bana benzemeyen biri var içimde!

İnsanlar farklı olmanın ardındaki nedenleri anlasa, dünya daha iyi bir yer olmaz mı? Farklı inanışı, farklı hayat felsefesi, farklı görünüşü, farklı cinsel tercihi olması, sadece bize benzemediği için onu daha kötü bir insan yapmaz. Öyle yaşamayı tercih etmiş ya da buna mecbur kalmış olabilir, bizim ona yapıştırdığımız etiketten fazlası olmadığına nasıl ikna oluyoruz. Yadırgadığımız hayatlar … Okumaya devam edin bana benzemeyen biri var içimde!

güzellik her yerde satılıktı!

Güzellik karşısında ne kadar ilkelleşiyoruz hepimiz. Sahip olmanın verdiği haz yetmediği için yok etmekten mutlu oluyoruz onu. Evrenin laneti gibi bu. Güzel olan her şeyin bir bedeli olduğuna o kadar inanıyoruz ki; satın alma gücümüz, ona ödediğimiz tutar, onda yapacağımız tahribatı haklı görüyor. Doyumsuzluğun içinde, bir türlü kafi geldiğine inanmadığımız hayatlarımız var. Tıpkı hiç giymediğimiz … Okumaya devam edin güzellik her yerde satılıktı!

ruhumu o ağaca ben asmadım!

Bazen nefret duymaya hakkı olmalı insanın. Daha çocukken sevgi yetisi elinden zorla alınan çocuklar bir başka haklılığa sahip olmalı hayatta. Sesini kimseye duyuramamış, bağıramamış, anlatamamış, öfke içinde boğularak büyümüş çocuklar benim anlattıklarım. Çocukluk anıları kabus olanlar. Büyüdüğünde hatırladıklarından kurtulamayanlar. Gölgesinden canı yananlar. Ya o  küçük canları yakanlar layık olduğu belayı nerde bulacak? Ya cehennem yoksa nerde … Okumaya devam edin ruhumu o ağaca ben asmadım!

beyninize mastürbasyon yapmayın!

Hayatın bir simyası var. Gözlerimizi kapattığımızda ne olmak istiyorsak mutlaka ona dönüşeceğimiz, kusursuz bir simya bu.  İnsanın yaradılışında yaptığı ilk hata neydi? "Seçim..." Tercih ettiğimiz her şey hayatımızın kalanın şekli oluyor. Yaralandıklarımızla, kanadıklarımızla hatta o kabuğu kaldırdıkça hayat buluyoruz yeniden, ne garip. Her şey zıttı ile uyum halinde ya, eğer zıttı olmazsa hiçbir şey  tam … Okumaya devam edin beyninize mastürbasyon yapmayın!

anne! ben ölmeden ölme…

Kendi dünyamızın dengesi biz miyiz? Nereye ayağımızı daha fazla basarsak orda mı değişir dengesi? Tıpkı şehrin merkezleri gibi kendi dünyamızın da hayat bulduğu bir merkezi var. Kalbin nerde atıyorsa ya da nerde duruyorsa işte tam orası. Seçimlerimiz, hayallerimiz, direndiklerimiz ve kabul ettiklerimiz hepsi burada. Şehrin en kalabalık, en eğlenceli, en karmaşık, en günahkâr ama en … Okumaya devam edin anne! ben ölmeden ölme…

yas tutmak büyük bir mucizedir!

Som sessizliktir ölüm. Yakıcı bir gidiştir kalana. Zamanın geçiyor olmasının hiçbir etkisi olmaz, acının daha derine batmasından başka. İnsanın elinden yeni güne duyduğu tüm umudu alır, gördüğü tüm renkleriyle birlikte. Öyle bir umutsuzluktur ki bu, arada kalmışsın gibi attığın hiçbir adım hiçbir yere varmayacak gibi hem bıçak hem yara gibi hem diri hem ölü gibi. … Okumaya devam edin yas tutmak büyük bir mucizedir!

zannettiğiniz kadar az değiliz!

Kendi kaderiyle pazarlık edecek birinin olmasını istiyor bazen insan, Tanrı pazarlığa yanaşmadığına göre, geriye şeytandan başka kim kalıyor? Şiddetin sarsıntılara sebep olduğunu düşünürüz hep, bazen de sarsıntılar şiddete sebep olur aslında. Yaşadığın her hayal kırıklığı içinde başka bir şiddeti körükler. Sana hiç benzemediğini düşündüğün bir insan yaratana kadar. Bir şeye şiddet göstermenin ötesinde, bir şeyi … Okumaya devam edin zannettiğiniz kadar az değiliz!

kötüleşmiyorum, sadece iyileşemiyorum!

İnsanın hiç kazanamayacağı bir savaşı başlatmaktır, kendisiyle kavgası. Bu savaşın kazananı da kaybedeniyle beraber düşer hayattan. Kendini yiyip bitiren bir kovalamacada kaybolur gider insan, olması gerekenle buluşamadan yok olur ait olamadığı kalabalığın içinde. Zaman sadece içinde yeni sırlar yarattığı bir döngüye dönüşür ve aslında sır dediği şey, kendisiyle yüzleşmekten korktuğu gerçeklerdir. Yapacağına inanmadığı her şey … Okumaya devam edin kötüleşmiyorum, sadece iyileşemiyorum!

biraz siyah biraz beyaz!

"Ne değiştirebildiğin, ne yardım edebildiğin, ne terk edebildiğin bir kadını sevmenin ne demek olduğunu bilemezsiniz "@Romain Gary Zordur yaraları hep kanayan kadınları sevmek. Kendi yaşadıklarının yükünü sana bırakır, kendi ağırlığından kurtulmak için seni ezer o yükün altında. Yeterince parasetamol yüklerse hafiflediğini düşünür acıların. Bilmediği bir yolda o çoktan kaybolmuştur, ya da kaybolduğunu düşünüyordur. Nerde olduğunu … Okumaya devam edin biraz siyah biraz beyaz!