içimdeki ağaç kadın

Tanıştırayım; içimdeki ev hanımı. Yaprak döküyorum Kuruyorum Yeşeriyorum Meyve veriyorum Ve Yeniden başa dönüp sayıyorum. Bazen bunların hepsini aynı gün içinde yaşıyorum, bazen zamanın sayfalarına bırakıyorum. Son bir yılın özeti: İki çocuk, bir köpek, evden çalışan bir koca ve kendi obsesifliğinin altında kalan bir kadın:) Kendi obsesifliği diyorum, çünkü; bizim evdeki bu pastadan herkes payına … Okumaya devam et içimdeki ağaç kadın

kendi evrimime nasıl giderim?

Bir çok şey sandım kendimi yıllarca. Olduğum her şeyi de kimliğim saydım. Aslında hiç olmadığım onlarca kimlik geldi, geçti ve durdu içimde. Benim eteğimi hep başka kadın, hep başka bir yere çekiştirip dururken; başkalarının tek haneli hallerine gıptayla baktım. Nasıl duruyorlardı ki hep aynı elbisenin içinde? Hİç mi kilo almıyor, hiç mi zayıflamıyor, hiç mi … Okumaya devam et kendi evrimime nasıl giderim?

gök ku şa ğı

Siz hiç renklerden ahlaksızlık öğrenen kimseyi gördünüz mü? Ya da renklerin size bir kötülüğü oldu mu? Mesela; mor sizi dövdü, kırmızı rızanız olmadan yatağınıza girdi mi ? ZORLA! Mavinin her hangi bir tonunun bir hayvana tecavüz ettiğini duydunuz mu? Sarı cinayet işlemiş, turuncu işkence etmiş, yeşil ağaçları katletmiş midir? Renklerin hayata ne zararı var! Renklerden … Okumaya devam et gök ku şa ğı

çocuk gelin

"İki kız çocuğu gördüm parkta, biri diğerinin annesiydi" Arinna Tuana O kız çocuğunun üzerine zorla giydirdiğiniz beyaz kumaş bir gelinlik değil, alkışladığınız şey bir kutlama, el ele tutuşup halaylar çektiğiniz şey bir düğün, yüzüne örttüğünüz şey de bir duvak değil...Bu bir yas günü, bir yas duvağı, bir yas ağıdı! Çocuk-Gelin; bu iki kelime bir sıfatı … Okumaya devam et çocuk gelin

anıt sayaç

cinayeti kör bir kayıkçı gördü ben gördüm kulaklarım gördü vapur kudurdu kuduz gibi böğürdü hiç biriniz orada yoktunuz... Bakire miy miş? Dul muy muş? Eteğinin boyu ne kadar mış? Gece vakti dışarda mıy mış? Erkeklere boncuk mu dağıtıyor muş? Metres miy miş? Başı boş kalırsa zurnacıya mı kaçar mış? Evinin süsü müy müş? Okuyup ne … Okumaya devam et anıt sayaç

içimdeki kafes FOK BALIĞI

İçimdeki fok balığı kadın kendi denizinin içine saklandı. İnsanın, kara delik gibi her şeyi yutan nefsinden uzakta, tek başına dansa kalktı. Sadece içinde çalan orkestrayı duyarak, gözlerini kapattı. Üflemeliler, kolları oynat! Yaylılar, ayaklara özgürlük! Vurmalılar, dön etrafında dön, dön, dön!…Kemanlar yavaşladı, piyano koştu, trombet tüm zillere basıp kaçtı, davul tokmağını tiz seslerin başına vurdu. Bir … Okumaya devam et içimdeki kafes FOK BALIĞI

içimdeki kafes MAYMUN

İçimdeki maymun kadın elimdeki tüm soru zarflarını yırttı ve çöpe attı. Kayıtsız ama inatçı. Çalışan her düğmemi yavaşça kapattık birlikte. Yaşamı sessize aldık. Kendime biçtiğim roller de kayboldu, büründüğüm kimlikler de. Bana ne kelimesinin üzerinde zıplaya zıplaya oyun oynadık. Hem zıpladık, hem bağırdık. Bilmiyorum! Akşam yemeğinde ne yiyeceğiz. Görmedim! Çorabının hep kaybettiğin tekini. Duymadım! Yüz … Okumaya devam et içimdeki kafes MAYMUN

içimdeki kafes PAPAĞAN

İçimdeki papağan kadın, gün terliği çantasında yengeler gibi uyandı. Meraklı, geveze ve kokoş. Göz altı torbalarımla dalga geçtik birlikte. Sürmediğim kremler, az uyuduğum geceler, dolgulatmadığım izler…Bir kamyon dolusu lafı sabah şeriflerimin, birkaç dilimlenmiş patatesi gözlerimin üzerine bıraktı. Çok bilmişliğinin üzerini neşesiyle örterek, açtı perdesini. Artık ezberlediğim cümleleri tekrar etti, başa sardı; tekrarladı, başa sardı; tekrarladı … Okumaya devam et içimdeki kafes PAPAĞAN

içimdeki kafes CEYLAN

İçimdeki ceylan kadın hayallerini kokladı. İki duvarı nefes, iki duvarı ahenk olan yalnızlık odasında, sessizliğin içine uzandı. İncelikli, suskun ve huzurlu. Yalnızlığı bir tuzak sanıp paniklediğim günleri hatırladı benimle. Kalabalıklardan kendime ördüğüm duvarları, içine girip saklandığım çukurları, kafamdaki kadar hızlanamazsam düşerim telaşımı…Beraber yürüyeceğimiz yollar için elini tutuyorum ve susuyorum. Kalp sesim bir duyuluyor, bir kayboluyor, … Okumaya devam et içimdeki kafes CEYLAN

içimdeki kafes TİLKİ

İçimdeki tilki kadın ininden çıktı. İddiasız ama dik başlı. O da yok olmamıştı; tıpkı gücünü, ölçüsüzlük saydığım fil ve özgürlüğünü, evsizlik sandığım kelebek gibi, duruyordu içimde bir yerlerde. “buradayız” demek için, kendime yaptığım baskının bitmesini  beklemişlerdi. Kendime her şeyimle alışabilmemi… Kendi yakamdan düşebilmemi… Ne zaman hayatın bir alanında sıkışsam, uğursuzluğuna inandığım başka bir yanımı kuyruğundan … Okumaya devam et içimdeki kafes TİLKİ