içimdeki kafes- köpek

Tek kapılı, tek camlı, tek masalı bir oda. Masanın başında tek başına oturan bir adam. Yalnız, sessiz ve tozlu. Sağından ve solundan saniyeler geçiyor. Zaman üzerinden akıyor ve önündeki açık defterin sayfalarına dağılıyor. Kelime kelime…

“…Hayatım işte bu masa. Gelenleri ve gidenleri ağırladım burada…Bir soluk alışlık kalanları, biraz uzun oturanları, müdavimi olanları, geçerken uğrayanları, geldikleri gibi sessizce çekip gidenleri…Bir arkadaşa bakıp çıkacağım diyenlerde oldu, burası benim yuvam diyenler de.  Dizime başını yaslayanlar da oldu, uzaktan bir baş selamı verenler de. Bu masadan geldiler ve geçtiler. Hayatımın misafirleri… Arkadaşlarım, sevdiklerim, sever gibi göründüklerim, sevgililerim, seviştiklerim… Bana kirli bulaşıklarını bıraktılar ve gittiler…”

Tek kapılı, tek camlı, tek masalı bir oda. Masanın başında tek başına yazan bir adam. Satır aralarında ayaklarının dibinde uyuklayan köpeğinin hırıltısı kalıyor.

Köpek onun nefesi oluyor.

Her nefeste;

Yaşamın sesini yeniden duyuyor.

Köpek nefesiyle bir parçasını adama veriyor, adam bir parçasını köpeğe.

Parça parça birleşiyorlar.

Parça parça birbirlerine dönüşüyorlar.

Bir oluyorlar!

Yaşamda…

Ve toprakta…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s