içimdeki deli

İçimdeki deli kadını çok seviyorum. Deli düşlerini, yaramaz hallerini, sildiği kırmızı çizgileri. Kendi inkılapları, hilesiz tartıları, korkmadan açtığı kapıları var. Alabildiğine rengarenk, sınırsız ve özgür…Yamalı yerleri bile renkli, çingene bohçası gibi. Hiç ihtiyaç duymuyor pusulaya, hiç prova yapmıyor, hiçbir takvime not almıyor. Kimseye yancı olmaya çalışmıyor. Ve hiç kimsenin yargısına aldırmıyor. “El alem ne düşünür”cülerden değil o. Konuşulanları tırnak içinde alıp kapatıyor. Böylece herkesin kendi değerli yargısını, kendine bırakıyor. İlgilenmiyor!

Her şeyi çok bilen insanların arasından geçiyoruZ, itişe kakışa.Kimi hayatın altın sırlarını fısıldıyor kulağımıza, kimi takmadığı sutyenin konusunu yapıyor. Kimi duvarlara vura vura eleştiriyor, kimi avuçları patlayıncaya kadar alkışlıyor. Öyle giyinme! Böyle davranma! Şöyle konuşma! Bunu yapma! Bütün kelimeler anlamını yitirerek birbirine karışıyor. Eteğimizde boş konserve kutuları, yüzümüzde bağımsız bir gülümse ile bütün ahkamların arasından geçip gidiyoruz.

Bir delinin peşine takıldım. Arkamızda konserve kutuları orkestrasıyla dans ede ede yürüyoruz. Hadi sen de takıl peşimize. Dans etmek için her zaman bir sebep vardır.

Hayatın elindeki zili alıp kaçmak isteyen yerinden öpüyorum onu. İçimdeki deli kadın; hayat seninle hep daha kolay, hep daha güzel, hep daha eğlenceli…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s