kafamın içinde biri var!

20181028_1220905041369547_7077713861624725504_n
Mhttps://www.instagram.com/renatabajko/

Bazen hissettiğimiz, yaşadığımız ve düşündüğümüz şeylerin içinde, kendimizle nasıl bağlantı kuracağımızı unutacak kadar kayboluruz. Bazen akıl hatırladıklarına, ruh unuttuğuna ikna değildir. Yaşanıldığına inanılan her şey kendi ‘gerçeklik’ kavramını yaratmıştır. Bu durumda başkalarının gerçekliğe dair bildiklerinin bir önemi kalmaz; çünkü sizin yaşadığınızı düşündüğünüz şey, siz onu düşündüğünüz sürece yeterince gerçektir.

Kimine göre hayat; aslında hayal gücüyle konuştuğu kadardır.

Yeni bir hayat ve yeni bir hikâye oturuyor karşımda. Ben her zamanki gibi ilk ne söyleyeceğinin merakında onu dinlemeye hazırlanıyorum. Biraz fincanın kenarında parmaklarını dolaştırıp birden konuşmaya başlıyor;

Kafamın içinde biri var!

“En çok çocukluk anılarımı hatırlarken gülümsüyorum biliyor musun? O mutlu kızı tekrar görebilmek için uzun süre kapatıyorum gözlerimi. Harika bir buluşma bu. Bir an tekrar o küçük kız oluyorum, bazen abimle evin önünde gülümseyerek oynuyorum, bazen çılgın bir su savaşında ıslanıyorum, bazen düşüyorum abim koşarak yanıma geliyor, kimse görmeden yaramı temizliyor, bazen sabahları yaptığımız gıdıklama oyununda kahkahalar atıyorum. Sonra annemin bizi kapıdan endişeyle izlediğini görüyorum ve irkilerek tekrar büyümüş bedenime dönüyorum. Kendi döngümü yarattım sanırım, çünkü kafamın içinde bir ses o çocukluğun bana ait olmadığını söylüyor. Ama ben hatırladığım her şeyin gerçek olduğunu biliyorum. Büyümek o kadar yorucu ki, hayatı çocukluğumun bir karesinde dondurmuş olmak istiyorum. Çünkü sonrasında hatırladıklarım sadece içimi acıtıyor.

Hiç arkadaşa ihtiyaç duymadan büyüdüm ben. Abimle olmak dünyanın en neşeli haliydi. Aynı odada kalıyor, aynı oyunları seviyor ve aynı şeylere gülüyorduk. O yüzden bazı çocukların benimle oynamak istememesini umursamıyordum. Bir gün annemler ‘artık büyümeye başladığımızı ve aynı odada kalamayacağımızı’ söyleyerek abimi çatı katındaki odaya taşıdılar. Büyümek fikri o günde hoşuma gitmemişti, hala gitmiyor. Onun başka odaya gitmesiyle aramızdaki kopuşun başlayışı aynı zamanda oldu. Ben gecelerce tek olmaya alışamamış, onun yanına gitmiş, o da her defasında beni tersleyerek kendi odama göndermişti. Artık gündüzleri de pek benimle ilgilenmiyordu. Genelde erkek arkadaşlarıyla farklı şeyler yapıyordu ve nedense bana başka türlü davranmaya başlamıştı. Yalnız kalmaya başladıkça benimle oynamayan her çocuk için üzülüyordum. Sürekli abimle yeniden oynamaya başlayacağımızı düşünüp yeni oyunlar hayal ediyordum. Oysa abim tekrar benim varlığımı fark ettiğinde oyun oynamaktan çok uzaktı. Onunla yalnız kaldığımızda bana yaptığı her şey beni sadece korkutuyordu artık. Bir şeylerin değiştiğini anlayacak kadar büyümeye başlamıştım ben de. Bazen evde kimse olmadığında yanıma geliyor, kalçalarıma dokunuyor, beni garip şekilde okşayarak gözlerini kapatıyordu. Abime ne olmuştu hiç anlamıyordum. Onun içine kötü biri girdi diyordum kendi kendime, abim gibi görünüyor ama onun gibi davranmıyor. Zamanla daha korkutucu bir hal almaya başladı her şey. Daha sık dudaklarını boynuma dayıyor, daha fazla yeni çıkmaya başlayan memelerimi elliyor, daha fazla bacaklarımı ısırıyordu. Ve ben ne yapacağımı, kime söyleyeceğimi bilmiyordum. Sadece içimde derin bir üzüntü ve dipsiz bir korku hissediyordum. Abim bir gece odama geldiğinde ben biraz daha büyümüştüm. Yanımda yatmak istediğini söyleyerek yanıma uzandı. Ben arkamı dönmüş ve adeta taş kesilmiş gibi hareketsizdim. Biraz sonra elini bacaklarımın arasına soktu ve sert bir şekilde cinsel organımı elledi. Bundan sonra olacaklar kendi cehennemimi yaratacaktı. Beni hızla çevirip ağzımı eliyle kapatması, külotumu sıyırıp içime girmeye çalışması bir andı. Ağzımı kapatan elden ve bacaklarımın arasındaki sertlikten o kadar canım yanıyordu ki sonrasını hatırlayamıyorum. Sabah uyandığımda yanımda kimse yoktu. Elimin içine ‘ bunu birine söylemem halinde evde çıkacak yangında öleceklerden benim sorumlu olacağımı ‘yazdığı bir kâğıt sıkıştırmıştı. Sustum, o ne zaman isterse o gece geldi yanıma. Hangi dergide ne gördüyse onu yaptı. Ben susmaya devam ettim. O kendine bir cennet yarattı, ben cehennemde kayboldum.

Bir sabah annem abimin gittiğini, artık gelmeyeceğini ve bana artık zarar veremeyeceğini söyleyip boynuma sarılıp uzun uzun ağladı. ( gerçekten de abim bir daha gelmedi ) Benim hissiz bir şekilde kollarımın aşağıda olduğunun bile farkında olmadan hıçkırmaya devam etti. Ne o an ne de başka bir an içimde hiç merhamet hissetmedim. Kimseye sevgi beslemedim. Bazı duygularımı tamamen kaybettim sanırım. O gün annemin beni götürdüğü doktor ilk ‘nasılsın?’ diye sormuştu. ‘hiç’ demiştim ‘hiçsizim, hiçbir şey hissetmiyorum’ bu kadar yıldan sonra hala da öyleyim. Bazen aklım karışıyor bazen ruhum. Birisi hatırlarken diğeri tamamen unutmuş oluyor. Galiba hep biraz araftayım. Ve başka birisine her dokunduğumda onun bedeninden sadece intikam tadı alıyorum. Kendimi yok edecek gibi şiddetli ve zehirli bir zevk duyarak sevişiyor, sonra ondan kaçıyorum. Gecelerin kalabalığı gündüzüme hiç yansımıyor bu yüzden. Sinemaya hep yalnız gidiyorum.

Ondan kurtulduğum günden beri iyileşmeye çalışıyorum. Hala doktora gitmeye devam ediyorum, bu psikoz için verdiği ilaçları alıyorum, (aslında bazen alıyorum çünkü sanrılar korkunç bir boyuta gelmeden içmiyorum ama kimseye söylemiyorum) ve bir gün yeniden bir çocuk gibi hafif olmak istiyorum”

Hikâyesi bitmişti. Bana abisiyle birlikte çocukluk fotoğrafını getirdiğini söyleyerek çantasından çıkardı. Fotoğrafta sadece bir kız çocuğu anne ve babasıyla birlikte gülümsüyordu. ‘Ne kadar benziyoruz dimi?’ sorusunu bir an duymayıp sonra ‘evet, çok da mutlu görünüyorsun’ diye cevaplayıp masadan yavaşça kalktım. İçime düşen ateş bacaklarımı titretmişti. Annesi de küçük kızının kendi kendisini gıdıklayarak kahkaha attığını ilk gördüğünde ne kadar üzülmüştü acaba? Benim abisinin hiç var olmadığını bilmemin ona ne yararı vardı. Bu onun hikâyesiydi, bunun için acı duyuyordu ve yaşıyordu. O zaman gerçekti…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s