Tanrı’nın unutulmuş çocukları!

18298331_407757239623036_7675589088937771008_n
by pride nyasha “running out of patience”

Bazı kelimeler kendi manalarının dışında bir sürü manalar taşır, inanç bunlardan biridir. Bu kelimeyi aklınızda bir çevirin. Her zaman aynı yumuşaklığı taşımıyor değil mi? Sert bir zemine çarparak parçalandığı bile oluyor ara sıra.  ‘Bir düşünceyi sağlam bir biçimde, güvenle doğru sayma’ diyor sözlük. Oysa ki ben her durumda çok başka anlamlar yüklüyorum ona. Bir düşüncenin sonuna kadar sömürülmesi geliyor mesela bazen aklıma, ya da güven duymanın afyonlu tehlikesi. Biraz insanları seyret! Biraz televizyon izle! Biraz hayatlara bak! Hala bu kelimenin kendi anlamını yaşadığını düşünüyor musun?

Bazen, Tanrı’nın insanı yaratırken, yeteneklerine fazla değer biçtiğini düşünüyorum!..#yaseminkokusu

Kısaca; bu cümle benim söylemek istediğim her şeyi anlatıyor, ama bu kadının hikâyesini anlatmak için daha uzun cümlelere ihtiyacım olacak.

Tanrı’nın unutulmuş çocukları!

“Ben de o çocuklardan biriyim işte. Vazgeçilmiş, yalnızlaştırılmış, korkutulmuş ve susturulmuş.

Sûfi bir ailenin kızıyım ben. Şeriat dediği kanunlara uyan, bilim bilmeyen, okuma yazmayı reddeden, dindarlıktan yobazlaşmış, cahil, baskıcı, sevgisiz bir babanın en büyük kızı. Annemi doktora götürmeyip, hocalara götürdüğü için erken ölümüne sebep olduğunda başladı benim hikâyem. Henüz 10 yaşında bile değildim, kardeşlerime abla yerine anne olmak zorunda kaldığımda. Korunmak için tırnaklarımıza kadar kapattığımız dünyanın iç yaşantımızda kıçı hep açıktaydı. Çünkü bize sadece babamın zulmünden korunmuş olmak yeterliydi. Büyüklere göre olan işlere gücüm yetmediğinde başladım dayak yemeye. Taşıyamadığım süt tenceresi ya da dibine tutan yemek gibi basit sebepler yeni bir falaka seansını başlatıyordu. Hem bedenim, hem ruhum o kadar üzgündü ki kısa süre sonra yatağa işemeye, gece çığlık atarak uyanmaya ve kâbuslar görmeye başladım. Bu durumun Allah’tan geldiğine inanan babam çeşitli hocalara okutmaya başladı beni. Bende hiçbir iyileşme olmaması benim yetersiz inancıma bağlanıyor ve yeni bir hoca bulunuyordu. Uzun tükürük banyoları, değişik muskalar, yıkanılacak sular bitmiyordu ama ben geceleri bağırmaya devam ediyordum. Çünkü çocuktum, korkuyordum ve bunu söyleyebileceğim kimse yoktu. Sonunda bir cemiyet dergâhında aldık soluğu. Şıhları, Allah’ın ona bahşettiği, nursuz gözleriyle beni süzdü ve bir süre orda kalmama karar verdi. Böylece yeni bir evde yeni kabuslar görmeye başladım. Hocaları beni iki günde bir görüyor ve üfürüyordu. Kalan zamanda da ben ve diğer zavallılar eşşek gibi çalışıyorduk. Hocaları beni her gördüğünde başka bir yerimi okşuyor, mırmır bir şeyler okuyor, gönderiyordu ve bu durum gün geçtikçe daha çok korkutuyordu beni. Yanlış bir şeyler olduğunu biliyordum ama beni kim dinleyecekti ki. Bir gün hoca neden altıma sürekli işediğime bakması gerektiğini söyleyip eteğimi kaldırıp donumu sıyırdı, parmaklarının bana verdiği acıyı ve bacaklarımdaki titremeyi bugün bile hissediyorum hatırlayınca. Zamanla talepleri fazlalaştı, değişti daha utanç verici birçok gün yaşadık. Küçüktüm ama mastürbasyon ne demek ve nasıl yapılır biliyordum. Artık hocanın yanına gitmem gerektiği söylendiğinde bayılacak gibi oluyordum. Hatta bir gün bayılma numarası bile yaptım ama nafile. Sapkın manyak tomurcuk meme seviyordu. Bence oradaki diğer kızlar da aynı durumdaydı ve birileri bunun farkındaydı. Ama herkes aynı dilde susuyor, aynı dilde umursamıyordu bunu. Taşından toprağından iman fışkıran evde ben yavaş yavaş deliriyordum işte. Büyüdükçe hep başka yöntemlerle karşı gelmeye başladım. Ablalardan birine uygunsuz davranışlar yaptığını bile söyledim bunun karşılığı içime cin girdiği için 40 gün karanlık odada namaz kılma olarak geri verildi bana. O karanlıkta anladım ki, çabam boşunaydı, ben Tanrı’nın bile unuttuğu çocuklardandım ve onların inandığı Tanrı benim yaratıcım olamazdı. Onlarla dolu bir cenneti de zaten istemiyordum. Her şeye kadir olduğu söylenen Allah bana yapılanları görmüyor, duymuyordu. O bana sessiz kaldı, ben de ona. O gün vazgeçtik birbirimizden.

Bir süre her şeye teslim olmuş gibi yaptım, sustum, az uyudum, kâbus gördüğümde bağırmamak için ağzımı bağladım, sonunda hayata direnebilecek kadar büyüdüm. Dergâha yeni kızlar gelmiş, ben de iyileşmiştim. Allah’ı, dergâhı, o karanlığı geride bırakarak çıktım oradan ama yarı delirmiş olarak. Yıllardır her gece bundan sonrasını düşünmüştüm zaten. Eve dönüş özgürlüğümün ilk kapısıydı. Hoca ile yıllar geçirince, babam bana bir hiç geliyordu artık. Nasıl insan yöneteceğimi, onları nasıl kendim için kullanacağımı biliyordum. Geriye kalan her şeyi yavaşça planlayıp, yavaş uyguladım. Yaptığım evliliği, çalışmaya başlamayı ve boşanmayı.  Artık kendimi bir suç kadar hafif hissediyorum. Ama hala çok haber izleyemiyorum, çünkü  akılsızların ütopyasında yağmalanmak, beni küfür gibi huzursuz ediyor. Her şey için canımın istediği kadar diyorum ve geçmişi unutmaya çalışıyorum. İyileşiyorum…iyileşiyorum…

Yaptıklarına Tanrı’yı suç ortağı gördükleri bir dünyada büyüdüm ben. Allah’tan korkanlardan korkarak. Din adı altında sıkıştırılmış, baskılanmış hatta dışlanmış olarak. Benim için şeytanın bile planladıklarından çok daha fazlasını, Allah adı altında vaazlar verenler yaşattı bana. Kirlenmiş cahil zihinlerinin çüklerine yaptığı baskının acısını küçük bedenlerden çıkarıyor onlar. Başka insanlar için günah saydıkları her şeyi, kendileri için kendi diktikleri kılıflara sokuyorlar. Gizlenmiş pisliklerini, görülmeyen duvarlar ardında yapınca hiç yapılmamış sayarak, her vakit alınlarını secdeye koymaya devam ediyorlar. Şeytan bile korkuyor onlardan, bu yüzden terk etti insanlığı hem de Tanrı ile girdiği iddiayı yok sayarak.”

Cümleleri bitmişti, kalkarken ‘Tanrının Unutulmuş Çocukları’ kitabını bana uzatıp “umarım seversin” dedi ve avucuna kondurduğu öpücüğü bana üfleyip uzaklaştı.

Ey şans! neredeysen çık ortaya, sana ihtiyacı olanlara yardım et…

Reklamlar

Tanrı’nın unutulmuş çocukları!” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s