hepsi hayatın şuçu değil, birazı da benim şımarıklığım!

13652235_1686952024901803_624385261_n(1)
Wicked by Shaza.Wajjkokh

İşte öfkeliler…bunu kontrol edemeyenler, kendi öfkesinden yorulanlar, hayatı vidalayanlar, uyumsuzlar, yaralayanlar, yapmamış olmayı diledikleriyle yapmış olduklarının ince çizgisinde kaybolanlar. Ya da içindeki şiddetin ilhamından kendi mucizesini yaratan mucitler. Yani hayatın püf noktası; yaşadıklarımızdan çok, seçtiklerimizdir.

Ve hepimiz dipköşe yazdıklarımızı yaşıyoruz.

“öznesi olmadığın hikayeleri anlatmak ne kolay dimi?” Diye başlamıştı konuşmaya, içinden konuşur gibi bir itirafla devam etti anlatmaya.

“Hepsi hayatın suçu değil, birazı da benim şımarıklığım!

Uzun yıllar söyleyemedim bunu kendime. İtiraf edebilmenin hafifliğinden korktum belki, belki de yıllarca arkasına saklandığım bahanelerin bir anda yok olmasının çıplaklığından. Çünkü her yaptığım hata o kadar ‘ben çocukken’ cümlesine saklanmıştı ki, bulmaktan korkuyordum onu. Çocukluğumun anıları  ‘yaptığım her şeye haklı’ bir şımarıklık yaratıyordu kafamda. Besleniyordum o dramdan. Kendi kanımı emip doyduğumu zannederek hem de, o kadar çok koydum ki o mayayı hayatıma kendi öfkemden kendim yoruldum sonunda.

Ne kadar yüksek sesle söyleyebilirsem bu cümleyi o kadar özgürleşmeye başladım zamanla. Cayır cayır içimi yakan öfke artık eskisi kadar delirtmiyor beni. Ama ardımda çıkardığım yangınların alevi hayatımın kalan zamanına yetecek kadar çok.

Ailede pek sevilmeyen bir babanın ve melankolik bir annenin hırçın doğmuş bir çocuğuyum ben. Babamı ailede pek seven yok, adını bile anmak istemiyorlar hatta. Bu yüzden onun genç yaşta ölmesi, ben hariç kimse için bir şey ifade etmiyor. Ben de özlemekten çok merak ediyorum sanırım. Fiziki olarak babam olmayan bir adama ‘baba’ diyerek büyüdüm ben. Çok hırçın bir çocuktum. Öfkemden morarana kadar ağlardım, belki kendimi başka türlü ifade edemediğim belki de başka türlü beni dinlemedikleri için. Onlarsa bu öfkemi katı kurallarıyla, dayakla bastırmaya çalıştılar. İçine biraz fazla sevgi katarak büyütselerdi beni, büyüdüğümde bu kadar yıkım yaşamak zorunda olmayacaktım belki kim bilir. Öğretilebilir bir şeydi bu halbuki. Ama sevgisi sadece dilinden ibaret olan bir anneyle bu kadar oldu. Ve gitgide uyguladıkları her şiddet, verdikleri her ceza bende daha fazla kızgınlığa sebep oldu. Sadece yatma vaktimde uyumamış olmam bile ya banyoya kilitlenme cezası ya da okkalı bir tokatla sonlanıyordu. ( o sırada bana ayak bileğindeki yanık izini gösterdi) kızgın demir çok yakıyor biliyor musun? Hem de çok acıyor. Aslında defalarca gece karanlıktan çok korktuğumu, o yüzden yalnız uyuyamadığımı söylemiştim ama kimse oralı olmamıştı bu durumu onarmak için. Çocuk olduğumun kimse farkında değildi. Okulda ki başarım da pek umursanmıyordu. Çünkü zaten olması gereken buydu. Gitmek istediğim kurslar ya da yapmak istediğim hobiler dinlenmiyordu bile. Onlar ceza verdikçe ben daha arsızlaşıyordum. Hele de yeni doğan kardeşimi daha sevgi dolu, daha farklı davranarak büyütmeye başladıkları zaman, benim ipler iyice koptu. Büyümek benim için sadece yetişkinlerden alınacak bir intikam olmuştu. Öfkeyle alev alev büyüdüm ben.

Ergenliğim fena, erişkin olmam daha fena oldu hepimiz için. Arkadaşlarıma gösterdiğim sevecenliği eve taşıyamıyordum. Evin kapısına geldiğim andan itibaren her şeyi ateşe vermek isteyen bir piromani oluyordum bir anda. Bir dolu kavga çıkarıyor, evi yıkıp döküyor, sonrasında da pişman oluyordum. Ne onlar beni, ne de ben öfkemi kontrol edebiliyordum. Büyümek benim için sinir krizleriyle sonlanan uyuşturulmuş bir bedene dönmüştü. İntiharı kaç kere denediğimi unutacak kadar çok uyguladım. Şehir değiştirmek, başka bir hayata başlamakta çok sonuç vermedi benim için. Biraz geç kalmış bir karardı sanırım.

Beynimin bir anda salgıladığı o kimyasal zehir zamanla daha kabus oldu benim için. Çok sevdiğim insanları kaybettim, okulda istediğim bölümü bitiremedim, işte ki tüm kariyer fırsatlarını kaçırdım. Davranış bozukluğu o kadar bencilleştirmişti ki beni, gözüm hiç bir şey görmüyordu. Hatalı olduğumu biliyor ama kabul edemiyordum. Aynaya baktıkça kendimi değil sadece geçmişi görecek kadar çok mezar kazdım ardımda.  Cv’ne ‘öfke kontrol problemim var’ yazamazsın da biyografinde mutlaka yer alır. Ama en büyük vurgunu aşka yaptım. ‘Aşk acısından ölünmez, çürünür’ sözündeki çürümüş olana kadar kahroldum. Kendi öfkemle kavga etmeye de böyle başladım. Hala acı duyuyor olabilmek yaşıyor olmamın tek belirtisiydi. O izi takip ettim bende. Kötülüğün içindeki huzuru buldum. Eğer aramaya kendini fazla kaptırmazsan mutlaka buluyorsun içinde sana sadece huzur verebilecek şeyi. Birkaç farklı hamle ve Bingo! Ben meğer müzik için yaratılmış bir bedeni heba ediyormuşum. Dünyada yeni bir yaşam yeri bulmak kadar heyecanlı, uçurumdan atlamak kadar zevkli ve çok iyi bir seksin tatmini gibi, çello çalmak. Ona elimi dokundurup tellerinde dolaşmaya başladığım an, galaksiden başka bir gezegene gidiyorum. Boyut değiştirip zaman yolculuğu yapıyorum. Hayata bir anda gülümsemeye başlıyorum. Harika bir duygu. Yer çekimine mualif, tüm yüklerin birden hafiflediği bir his bu. Aşk bile sen iyileştiğinde bambaşka bir duygu. Ben aslında şuan sevdiğim gibi hiç sevmemişim. Hep fazla düşünüp, hiçbir şeyi tutkuyla istememişim. Artık tamamlanmış bir doygunluk var içimde.” Diyerek son verdi anlatmaya ve derin bir oh! çekti.

-Alıntı: Öfke bir yüktür. Hayat sürekli kızgın yaşanmayacak kadar kısadır, buna kesinlikle değmez. Bir yazıyı alıntıyla bitirmek iyidir, birileri zaten senin söyleyeceklerini en iyi şekilde söylemiştir.                                                                         American Histroy X/1998

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s