babam öldüğünde ağlamadım!

susmuşBazı şeyleri bilmek görmek ya da duymak neden sadece nefret hissetmene sebep olur? Hem de engel olamadığın bir tiksinmişlikle. Yaşamış olmasından dolayı hayatın tüm adaletine duyduğun güveni bir anda yok eden bu insanlardan sadece için dışına çıkana kadar kusmak istersin. Tüm hücrelerinle hissettiğin bu bulantıyı hiçbir kusma eylemi bitiremez. Hayatta var olmalarının getirdiği tek şey bir başka hayatı çalmış olmaktır. Arsızca, hadsizce ve acımazsızca. Bu kirli duygularla yaşamış olan insanlara nasıl bir cezası olmalı ki hayatı çalınan insan için bir teselli olsun, sadece onun cehennem dedikleri yerde yanacağını umut etmekten başka?

İnsanı başka hiçbir şekilde çıkamayacağı bir doruğa taşıyan, dengeleyen, tatmin eden, zevk veren ve üremesini sağlayan bu eylem, doyumsuzluğun ve açlığın elinde dokunmak bile istemeyeceğiniz kadar kirletiliyor ve biz sadece duyduğumuz haberleri bir süre sonra unutmakla kalıyoruz. Hayatın yaşayana onu hiç unutturmayacak olmasının haksızlığı ile baş başa bırakarak.

Hepimizin bu parazitlerle aynı havayı soluyor olması, dünyanın insanlığa verdiği en büyük ceza bence.

Hayatını bana yazan okuyucumun hikayesine hiç dokunmadan düzenlenmiş haliyle ve her cümlesi için ona teşekkür ederek paylaşıyorum.

Diliyorum ki hayat onu bir daha hiç yormasın.

” Babam Öldüğünde Ağlamadım”

Bu kitabı biliyor musun? Yaşadıklarını cesurca yazabilecek kadar kabullenmiş bir kadının hikayesi, benim hiç yapamadığım bir şekilde. Aslında seninle konuşabilirdim ama yüzümü bilmiyor olman bana daha iyi geliyor. Yazmak konuşmaktan daha kolay çünkü.

Yıllardır bir yük gibi hiç kimseye söylemediğim bir hayaletle yaşıyorum ve eğer konuşursam hayalete can vermiş gibi olacağımı düşündüğümden susuyorum. Yaşlandıkça daha yorucu geliyor susuyor olmak.

Babamın tacizleriyle büyüdüm ben, aklından hemen ‘öz babası mı acaba?’ diye geçirdiğini biliyorum. Evet herkes öz olduğunu düşünüyor bir tek ben özlük kavramını bu şekilde nitelendirmiyorum. Onun spermleriyle vücut bulmuş olsam da o benim babam olamaz, olmamalı. Herkesin ondan “Baban” diye bahsediyor olması bana ne büyük haksızlık düşünsene.

Onun bu kendi dilinde sevgi gösterdiği okşamalarından korkmaya başladığımda çok küçüktüm daha. Henüz bunun ne demek olduğunu bilmeyecek kadar küçük ama korkacak kadar da büyük. Gece odama üzerimi örtme bahanesiyle geldiği gecelerde hep uyuyor gibi yaptım onun kalçalarımı okşadığının farkında olduğumu bilmesin diye. Ailede beni en sevdiği kızı diye gösterdiler hep, bana olan düşkünlüğünün sebebini bilmeden, bu sevgiden ne kadar utandığımın farkında bile olmadan, korkuyor olabileceğim fikrine bile kapılmadan ben hep en sevdiği kızı olarak kaldım onun, ölünceye kadar. Çocukken onun kucağında otururken tedirginlikle sürekli ne zaman büyüyüp te artık orda oturmak zorunda olmayacağımı düşündüğümü hatırlıyorum ara sıra. Çocuk olamadan büyük olmayı istedim ben. Arada “gece annenle beni izlemek ister misin?” soruşlarını duymamazlıktan gelerek. Seksi hiç bilmeden ne zannettiğimi bilmediğim o şeyden tiksinerek büyüdüm. Beni öperken yanağımda bıraktığı nefesin kokusunu, hırlayışıylarını, fısıldadıklarını, öfkesini kırkı çoktan devirmiş olmama rağmen unutamıyorum maalesef. Kendi kızına şehvet duyan o sapığın hayaleti hala benimle. Yaşamadan bilemezsin nasıl iğrenç bir duygu olduğunu.14 yaşındaydım o aniden öldüğünde. Herkes yas tutarken ben kurtulduğumu düşündüm sadece, bir kere bile üzülmeden.

Zaman sana hiç aldırmadan geçiyor sonuçta büyüyorsun. Üniversite de aşık bile oldum ben. Ne ben ona yaklaştım ne de onun bana yaklaşmasına izin verdim. İçimde hala hiç denememiş olmanın pişmanlığını taşıyorum hatta, hala bazen ona aşık olduğumu bile düşünüyorum gözlerini hatırlayınca. Hep yalnız oldum ben, ara sıra farklı kadınlarla sevişsem de o da bana çok uygun olmadığından sürekliliği de olamıyor. Ama kadınlarla olmak bir erkekle olmaktan daha az korkutucu benim için. Yalnız öleceğim anlayacağın o peşimi bırakmayan lanet hayaletle beraber. Bir bebeği emzirme duygusunu hiç yaşamadan ki en çok buna üzülüyorum.

Şimdi sana beni hatırlatacak bir şey bırakmam gerekiyor dimi? Her kadını hatırlamak için sende bıraktığını söylediğin bir şey.

Şu an Uçurtma şarkısını söylüyorum sana Ceylan Ertem ‘le beraber bağırarak. Sende her duyduğunda beni hatırla!

Hoşça kal…

Okuyucuma Not: Irıs Galey ‘in kaleme aldığı ‘ Babam Öldüğünde Ağlamadım’ kitabı, içinde uçurtma şarkısı sözlerinin yazılı olduğu bir ayraçla beraber kitaplığımda her baktığımda seni hatırlayacağım … 

Son not: Her hayatın bir hikayesi var, kimsenin yaşamadan anlamayacağını düşündüğü bu hayatları anlamaya çalışacak, hissederek ve üzülerek yazmaya çalışıyorum bir başkasının hikayesinin değişmesine sebep olur umuduyla…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s