gönüllü kölelik henüz kaldırılmadı!

esirAşk, kendimizi aynı anda bir Tanrı, bir köpek, bir sürüngen, bir gölge gibi hissettiren o tuhaf kimya…
Ya dengesini bulduğun ya dengesini bozduğun hayatın motivasyon halidir. Evrenin insana verdiği mucize bir hediyedir o. Aklın bedeninle aynı dili konuşmayı bırakıp seni deliliğin doruğuna çıkartır. Dokunduğu her şeyi güzelleştirdiğine inandığın sihirli bir
değnek taşıdığını düşünmek gibidir bu. Kendi istediğinle teslim olduğun dönüşümün başlangıç yeridir; neresinde mutlu neresinde enkaz olduğunu umursamadan. Esirle efendisinin karışımının içindesindir. Biraz kördüğüm biraz karışık ama kırmızı kopmaz bir iple bağlı bir bağımlı olursun aslında ve her bağımlı gibi hem kurtulmak hem daha fazlasını yaşamak istersin. Hem her şeyi görüp hem kör olmak gibidir bu.
Bu efsunlu duygunun içinde herkesin kendi kattığı bir zehir vardır ve senden geriye hiçbir şey bırakmayana kadar çürütür. Varoluşunu başka birinin elleri arasına bıraktığın an artık nefes almadığını fark edene kadar boğulduğunu bile bilemezsin. Çünkü çoktan bildiğin ve sevdiğin bir masalın içinde kaybolmuşsundur.
İşte asıl esaret o an başlar.
‘Gönüllü kölelik henüz kaldırılmadı…’
Beni en iyi anlatan cümle bu sanırım diye başladı konuşmaya.
Hayatında acı nedir bilmeden büyümüş tüm kadınlar gibi ben de yaşamaya başladığım sorunlarla neyle ve nasıl başa çıkacağımı bilmediğim bir durumda kalakalmıştım onunla ilk karşılaştığımda. Hiçbir zaman çok büyük sorunlarım olmamıştı, hayat bana hep biraz iltimas geçmişti her konuda. Şimdi hayatın beni sadece aşkla bu kadar nasıl yorduğunu bu yüzden anlayamıyorum belki de. Şımarıklıktır başka hayatların hikayesinde ama içinde alev topu tutmak gibidir, içinde aşkla acıyı aynı anda çekiyor olmak. Hem gitmek isteyip hem gidememek. Bildiğin her şeyi unutursun bir süre sonra… Ya da unutmuş gibi yapmak daha kolay olur. Budalalık halin bu devreden sonra başlar. Rıza göstermek ve razı olmak arasındaki ince çizgide hep yer değiştirirsin, bilirsin ama yapamazsın. Hem başın döner hem canından bezersin benimkine benzeyen aşk hikayelerinde. Seni bir hiçe dönüştüren hastalıklı bir tutkuya ben artık aşk diyemiyorum.
Hayatımı en çok sorguladığım zamanlardan geçiyordum o benim hayatıma sihirli dokunuşlar yapmaya başladığında. Dünyanın benim etrafımda döndüğünü hissetmenin büyülü haliyle kapıldım bu daha sonra taşacak olduğunu bilemediğim duyguya. Bir aşkın şımarıklığına teslim olmak dünyayı fethetmek gibi gelmişti bana. Her sabah o dünyanın kraliçesi gibi uyanıyordum. Ne zaman bu kadar hayatımın vazgeçilmezi oldu, ne zaman onu hayatımın merkezine koyup diğer tüm dengeleri bozdum, kaç yıl oldu bu teslimiyetle kendim olmaktan vazgeçeli bilmiyorum. Başkalaştığımı biliyordum ama umursamayacak kadar mutluydum. Öyle yavaş öyle içten ele geçirdi ki hayatımı, aslına bakarsan ben ona kendim verdim istediği tüm anahtarları. Usulca değiştim, değişmek için onun daha çok seveceği kadına dönüşmek için daha çok fedakarlık ettim. Her şeye bir bahanemiz var nasılsa yalanını çoktan hazırladığımız. Küçük kıskançlık kavgalarının
bir gün benim önce özgürlüğümü sonra kişiliğimi bitireceğini henüz bilmiyordum. Beni ben yapan her şeyden, her huyumdan, her karakterimden yavaş yavaş vazgeçmeye başladığımı, yapmayı sevdiğim hiçbir şeyi yapmadığımda fark ettim. Aklım düşünmüyor ama kalbim atıyordu. Hem de ritmi giderek bozularak. İnsan en çok aşkla kaybolmayı sever… Kimsenin bulmasını istemediğin bir saklambaç oyununu zaten tek başına oynamak gibidir bu. Ben de dünyanın sesini sonuna kadar kıstım bana her seslendiğinde onu daha iyi duyabilmek için. Şimdi içimde artık daha yorgun, daha kıskanç, daha hırslı, daha bağımlı kadının bozulmuş kalp ritmini duyuyorum sadece. Çünkü geceleri hep başka bir şüpheyi çürütüp onu aklamaya çalışarak yoruyorum aklımı, bedenimi, ruhumu… Çöküşün çoktan başladığını bilerek direniyorum.
Zamanla sen değişirsin ama o da değişir. Hayatında başka öncelikleri olmaya başladı zamanla. Planladığı noktaların birleşmesi gerekiyordu bizim hayatımız için. Noktalar hep çoğalıyordu günden güne. Bana verdiği her tarih değişiyordu. Ben bir şeyleri bekledim hep başka bir oluşumun bizim hayatımızı daha güzel yapacağı umuduyla uyandım, onun hayatında hep bir şeylerin değiştiğini bilerek, Bana sadece duymak istediklerimi söylediğini hissederek. Yalanlarını başka bir yalanla süsleyip tekrar söylediğinde susarak bekledim. Zaman beklemedi ama hızına hız kattı her yaş biraz daha. Şüphe bir kere içine düştüğünde tüm sinsiliğiyle içten içten öyle sömürmeye başlar ki seni, sadece kemik olarak bırakana kadar kemirmeye devam eder. İçindeki şüpheyle sana söylenenler arasında hep bir yolculuk yaparsın. Bir süre sonradır ‘doğru olan hangisi’ sorgulamaları. Doğru bildiğin her şey doğruluğunu yitirmiştir aslında. Artık onun hem suretini hem siretini görürsün. Yalnız uyuduğun geceler başlamıştır çoktan ve o gecelerin sabahında hep bugün bitiriyorum kararıyla uyanırsın. Bitiremediğin bugünler yarının ajandasında kalır, ki bitse de hayatından gitmesine yetmez. Bir başlangıç ve bitiş döngüsünde sıkışır kalırsın, her başladığında daha büyük bir şevkle sevişerek.
Benim artık ben olmadığım bir hayatın içinde olduğumu bilecek kadar hala aklım yerinde ama zaaflarımın beni ikna etmesine razı oluyorum. Bu daha kolay hayata ben de çok alıştım sanırım. Zaman benim için aynı döngülerden ibaret sadece. Hep aynı bitiş, hep aynı başlangıç.
“Kendi hayatımın anahtarını artık elimde tutmak istediğimden bile emin değilim” dedi, yeni arabasının anahtarını parmakları arasında sıkarken. “Hayatın bir mucize olduğuna inan ben hep inandım” dedi kalkarken.
Benim de “Herkesin mucizesi kendi ışığının içinde saklı” dediğimi duymamıştı.

Reklamlar

gönüllü kölelik henüz kaldırılmadı!” için 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s